« Önceki |

16/5/2007

Son Sahneler


Yeşim:
Niye üzülüyorsun?

Siyah: Gidiyorsun, daha ne olacak!

Yeşim: E ben hep yanındayım, öyle konuşmuştuk ya.

Siyah: Ben de senin yanında olacağım, değil mi?

Yeşim: Evet, her zaman.

Siyah: Yalan söylüyorsun, herkes, hep aynı şeyleri diyor. Kimsenin sadık olduğu, sözünde durduğu yok. Bu dünya, bu toplum ve bu yaşam hep aldatmacalarla dolu. Her şeyi biliyorum, tüm olacakları, olanları hep gördüm. Hayatı ve insanları anlamak için büyücülük taslamaya gerek yok. Sanat, romanlar, resimler, kısaca etrafımdaki her insanî dokunuş bana varlığımızın gerçek yüzünü anlatırken; sen beni telkin etmeye çalışıyorsun.

Yeşim: Her şeyi yanlış anlamışsın öyleyse, tekrar bak! Gerçek aşk vardır. Seni kandırmışlar kara bakışlım, ruhlarımız bağını kurmuş, bizi hangi mesafe ve zaman ayırabilir? Fizik kuramları, metafizik problemleri; uzay ve zaman ile uğraşadursun. Birlikteliğimize, somut dünyanın soyutlukla kurduğu en mantıklı açıklamlar dahi anlam ve akıl veremiyor. Dinlerin bile anlayamadığı bir aşk tanımını içimizde yeniden tanımlayıp yaşamı değiştirirken, senin bu endişen niye?

Siyah: Endişelerimi biliyorsun. Çok öğrendim, benim sorunum bu. Gördüklerim, duyduklarım ve okuduklarım hep aksini kanıtlıyor. Sen hayatıma girene kadar cevaplayamadığım tek soruya sonuçlar arıyordum. Gözlerinin bana bakmasıyla kargaşalarıma anahtar buldum, içimdeki fırtınaların güneşle dinmesini bekledim. Yeşile boğuldum, sen bana baktıkça!

Yeşim: Unutma, benim gidişim, ayrılığın güzelliğini dolduracak içimize. Sabretmeyi biliyorsun, uygulamasını da öğreneceksin, ben de öğreneceğim.  Bensiz beni yaşayacaksın, canım! Aşk öğretisidir bu, karanlık ve içli özlemler bize asla uğramayacak.

Siyah: Yeşil ruhlum, bana geleceğin günü tüm sakinliğimle bekleyeceğim, kalbim ve mantığım baharın renklerinde aşkımızı arıyacak, her ayrı çiçekte teninin kokusunu içime çekeceğim, her gün doğuşunda gülümsemeni göreceğim. Doğa bizi konuşurken sessizce onlara kulak vereceğim.

Yeşim: Sorun yok öyleyse. Haydi, gelecekte anılmak üzere yola koyulayım, ne de olsa gece kalır bu veda.

Siyah: Yollarına dikkat et, kapmasın seni onların kini ve sinsiliği. Allaha ve umutlara ısmarladık...

7/5/2007

Notalar

içimin her notası
kalbinin atışında senfoni oluyor.
sen nefes aldıkça aşkımın
müzikleri benden çalacak ve
sonsuzlukta yankılacak anılarımız
evren bizi sonsuzluğunda solurken
efsanelere efsane olacağız!


3/5/2007

Şiirselleştirme

yeşil bak sen bana,
ben mavi olurum.
hislerim dalgalara batar
içimden sevgi kabarcıkları taşar.
yeşil baktıkça sen bana,
gök benim aşkım olur.
Yağmurlar yağdırır bakışlarına
güneşler doğurur yüzüne.
yeşil kal bu dünyada
mavilikleri ben doldururum.



çocuk kalmasını başarmışsın bu koca dünyada
gözlerin şaşkın bakıyor olanlara
korkutuyor seni büyüklerin tecrübesi
koşmak istiyorsun mavi dağlarda


özleme yenik düştü
ruhun
koparamadın kalbine yayılan korkuyu
"gri sahilin en kırmızısıydın"
demiştin bana
hatırlamak istemiyorsun
geçmişin umutlu anılarını
bilir misin oysa yeşil bakışlım
aşkların en olgunu özlemler sonrasındaydı.

kabul etmez, isyan çıkartır
karakterin.
yenik düşer bir tarafın
ağlarlar sonra
ölen duygularına.
yapma, eyleme büyüyen sevgilim
sevgimize mantık gerekmez.

1/5/2007

Tınılara...

Bir konuşabilseydim, neler diyecektim. Sözlerim o kalıplara bile kalıp yaratırken bu yabancılıkta nasıl sesleneyim sana? Önceden hayatımın aşkına derinden sarılırdım, sarıldığım bu kökleri de hayallerimle besleyerek yaşardım. Şimdilerdeyse hayallerim azalıp büyüklüğümün geliştiği bir çağdayım. Deli kalmak isteğinin gündelik yaşamla bastırılması canımı acıtırken, senin gibi birinin hayatıma girmesi, beni kımıldatması, rüyalarıma renk katması öyle her insanın kaldırabileceği bir şey değildi. Ruhumun kararmış bazı gözenekleri güzelliğinle ve yaydığın o parlak ışıkla açıldı. Açılan her noktam sanki güneşe muhtaç bir çiceğe dönüştü.

 Beslendim senden aşkım. Kalbimi doyurmadan ayrılacaksın şimdi, gideceksin bir yerlere. Sen de biliyorsun, yeşile muhtaç gözlerinden damlalar akacak orada. Sakın korkma, istersen mesafeleri katedip yanına gelirim, bağlanırım sana, bırakırım kendimi o minik görünen uçsuz ellerine. Sen dile yeter!

16/3/2007

Aklımın çınlayan sesleri 2

- Niye beni sevmiyorsun?
- Çünkü bahar daha gelmedi.
- Güneş ve yağmur yetmiyor mu? Neyi bekliyorsun?
- Baharın sonunda açan çiçekler gibiyim, yazın kurumamak için suyumu depolamalıyım.
- Kışın ne olacak peki?
- Kuruyacağız ve gelecek baharı bekleyeceğiz.
- Ama senin gözlerinde hep bahar var, yeşiller fışkırıyor bakışlarında.